Mevzular Derin
Şiir

yokoluşsal sancı

anlayamadığım şeyler vardı, yedi düvele manifesto okutan

insan ölür de, öldüğü gün doğarmış illüzyondan ibaret nefesini alırken.

yaşanmayacak şey değildi diyafram tutulması… kapalıydı göğüs kafesimin kapıları

belki bir yerde vardır tıklatacak cesaret

çok dibimde, kendimde, belki benden de ötede

benliğimi oyaladığım, kendimle oynadığım yanlışlardan daha ne kadar kaçacağımı zannettiysem tepetaklak etmişti fazla dayanmadan

belki de fazla dayandı, kim bilir

benim bilmediğim kesin(!)

ne seni ne de senden önce bildiğim kendimi…

hükmederken zihnime sessizce saf bi işeyaramaz misali, kabullenemiyordum seni izlemekten başka bir şey gelmediğini elimden

hasta ruhunun ruh hastalığını sevmiştim ben oysaki hikâye etmeden, şikâyet etmeden

hikâye etmeden hikâye yazmak istemiştim var olmayan kahramanımla

hissedemediğim şeyler vardı kırlangıçları susturan çırpınışlarımın manasız kaldığı

aylarca bir kanat çırpışı için saniyeler saydıran, umut vadedip duvarımdaki tablolarla konuşturtan kendisi değilmişçesine

duyulmuyordu ısrarla çığlıklarım, kapatmıştı kazanacağını sandığı yarışın sonuna kadar kulaklarını

anlatamadığım şeyler vardı…

damarlarımdan yukarı tırmanırken tüm yarım kalmışlıklarım gibi süzülemeyen gözyaşlarıma takılıp düşen keşkelerim olmasaydı keşke içimi kurutan sol gözümdeki damlalar gibi

hissettiremediğim şeyler vardı hissettirmek istemediğim

zincirlerimde kaybolmayı, boğulurken nefesimi aramayı özlediğim günler yakındır

açılan yaraların yolunu gözlemek ancak bi akılsızın işi olabilir dediğimi hatırlamamayı seçiyorum

bitirdiğim şeyler vardı bittiğim

ne zaman boğulacağını bilmese de sonunu bilerek girdiği bir deniz vardı denizkızının,

sardı, sarmaladı, dingin dalgasıyla sinsice çekti içine onu

güvenmek istemişti belki de sorgusuzca, dalgalı da olsa savrulmak istemişti ilk defa

yine hatırlattı deniz ona her dalganın kendini tekrar eden çöp yığınından farksız olduğunu

boğulmak istediği denizde ıslanmak dahi istemiyordu artık

uğruna neler vermezdi ki o hain denizin

sonunu bile bile…

 

Senem Uras

Related posts

ağaçla ikinci sevişmem

Ali Doğukan İleri
3 sene ago

aritmi

Suhan Lalettayin
5 sene ago

ilan

Umut Çiflik
4 sene ago
Exit mobile version