Mevzular Derin
Şiir

Kayabaşılı Son Günün Hayaleti Konuşursa

Kara tohumlar diyorum büyüdü mü, yakılmalı

Bir köz, diyormuşum, tütüyorsa burnumda.

 

Ben doğudan geldim, güneyini yaşadım havanın

Tazılar gördüm parmaklarım yeltenmedi o yöne,

Tüylüler besledim kolumda can verdilerdi

Ben bir hayaletin oğluydum

              hastalığın ıssızlığına doğdum, ondandır.

 

Memleket yasası şiirlerim gözlerde çiğnendi.

Hüznün en bulutlusu süpürür intihar izlerini

Bir kızın elbisesi apaçık öldürülür dolabında,

Ve cinayet mahalli ansızın salınır ellerinden.

       Soran olursa, kimmiş diye,

         elbise masummuş, biline.

 

Naifliğin yasası kızım ağızlarda çiğnendi,

Yakılacaksa bir insan, konuştu diye ölmeli.

Ben tuttum dilimi bir yılan gibi hep kapanlı

O ağız son bir umut ekmiş dikenli arsasında

İstemiş kara tohumlar gibi son bir dilek önce.

Lakin sade o kız, yırtılmış bir nilüfer gibi 

                                          gecenin sularında.

 

                                                                                      Yalıncak.

Related posts

7 Şubat

Enes Kaynakcı
3 sene ago

çukur kırlangıçları

Elif Karabaş
3 sene ago

başla dedi önden ve aldı gitti içimdekileri tamamen

Yalım Aydın
9 sene ago
Exit mobile version