Yüzde Sırıtan Ağlamaklı İfade

Göğe avaz avaz bağırmalarımızın

Yorgun birer nara olarak dönüşüdür

İnsan patikadır betonun bittiği yerde

Uçurtmanın bittiği yerde gökyüzü

Yere baktıkça yalpalayan uçurtmanın

 

Omuzlar üzerine göğüs kafesi gibi

İnip kalkan imece bir ölüm seçtik

Yaşamak daradan düşüldü ve karar

Saatin kaç olduğunca geçmezken zaman

Yaşasak şimdi kaç yaşında olacaktık

 

İki sayfa romana uyku tekabül ediyor

Loş odalarda ve sarı ışıkta fena güzeliz

Hele ağaçların kaburgaları sayılırken

Elbiselerimiz ve saçlarımızda savrukluk

Hele ayna kapılı evlerden geçmişsek

Parmaklarımızla saçlarımızı hecelerine

Ve kelimesi kelimesine unutarak

Bir yerlerde unutulmuşçasına güzeliz

 

Dört tarafımızla inip çıkıyoruz aşağı yukarı

Kapalı kutuda hepimiz farklı yöndeyiz

Kapalıyızdır aşağı yukarı dört tarafımızla

Bir istifa dilekçesi nasıl tıklatırsa kapıları

Lütfen çıkarken kapıları nasıl kapatırsa

Yankılı geniş koridorlarda merdivenlerden üçer beşer

Yüksek topukları bastıran hışımla indik

 

Bir korkuluğun omzundaki karga tavrında

Ölümlüydük ölümlüyü sevmiştik

 

Please follow and like us:
İsa Özdemir

İsa Özdemir

İsa ben. Atım yok ve silahsızım ama bu gölgemden daha hızlı olamayacağım anlamına gelmez. Yazarım, yazdıklarımdan çok silerim. Yaşayamadıklarım kadar yaşadığım gibi. Ses olmak kendime ve kendimden olmayana. Defterin arasında kurutulan yaprağın ele alınınca dağılmasını anlatamayacak olsam da söyleyeceklerim var söyleyip susacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir