Yıldızların Çocukları

Etrafınızdaki cisimlerin, kendinizin, değerini ne kadar biliyorsunuz ? Evinizdeki metal çatalı düşünün ve nasıl oluştuğunu sorun kendinize. Bir çoğunuz fabrikada yapıldı diyecektir. Peki, metal nereden geldi diye sorunca madenden çıktı demeyecek misiniz ? Peki hiç madenin nasıl geldiğini düşündünüz mü ? Eğer bir çoğunuz madenin dünyada hep var olduğunu düşünüyorsa, yanılıyorlar.

Metal, dünyaya göklerden bir armağandır. Çünkü evrendeki her element, bir yıldızın çekirdeğinde oluşur ve metaller (özellikle demir) füzyona uğramaz ve yıldız, demiri oluşturduktan saniyeler sonra ölür. İşte bir düşünün, o önemsemediğiniz çatal, bir zamanlar bir demirin parçasıydı. Şimdi kalkın ve aynaya bakın. Aynada gördüğünüz vücudunuzu oluşturan her atom bir yıldızdan gelmiştir. Hepimiz tam anlamıyla yıldızların çocuklarıyız. Kendinizi ne zaman önemsiz, değersiz ve sıradan hissederseniz şunu hatırlayın : Vücudunuzdaki her atom, bir yıldızdan, sizi oluşturmak için geldi. Binlerce yıldız siz yaşayabilin diye kendi yaşamından vazgeçti. Hepimiz özeliz, hepimiz eşsiziz. Ne kadar zaman geçerse geçsin sizi oluşturan atomlar bir daha asla bir araya gelmeyecek, sizi tanımlayan olaylar başka hiç kimseyi tanımlamayacak. Bunu asla unutmayın.

Ve artık, etrafınızdaki en küçük ve önemsiz olduğunu düşündüğünüz şeylerin bile gerçek önemini görebilirsiniz.

Please follow and like us:
Umut Çağın Bozacı

Umut Çağın Bozacı

Edebiyata karşı olan ilgim yeni başlamış sayılabilir aslında. Birkaç sene öncesine kadar edebiyat benim ilgimi pek çekmezdi; onun yerine bilim ile uğraşır, makaleler okurdum. Mevzular Derin’de yazmaya başlamam bir arkadaşımın teşviği ile oldu, o arkadaşım sayesinde bilimin yanında edebiyata da ilgi duyduğumu fark ettim. Bunlar dışında kendim hakkında ne söyleyebileceğimi bilmiyorum. Yaklaşık iki buçuk yıldır Mevzular Derin’de yazıyorum bu yüzden yazıma noktayı burada koyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir