Ve Artık Ucuz Bira Emtia, Değil Şarabın Muhterisane Yakarılınışları

sarı üzerine siyah yazmak zulüm ve kalitesini
tartışacağımız şeyleri yazmaya başlayacağım
ne zaman ben de merak ediyorum sonra da beş
saate döneceğim deyip dönmediğini ve önümde uzun bir yol
uykuluyum ve kafam bir cami tuvaletini daha kaldırır mı
yaşanmışlıklarım ne derece yol gösterir ve
ne derece kaldırabilirim epeyce okunmayı epeyce
epeyce birkaç
epeyce birkaç park görsem politik kişilere atıfta bulunulmak
amacıyla güzel dekore edilmiş farklı çiçek ve bank renkleriyle
pek uğramaz da kaknem addedilenler bu semtlere
büyük şairdir
ama kalemi tutmasını bilmez bilmem ne gibi avuçlar kalemini
ucunu renklere boyamaz, tıraşlamaz da keskindir kendinden
büyük bir söz yazdığında da en çok kendi mi okur?
kontramanyak yakında gelecek emin olun
dediğinde henüz geçmemişti bu tarza ama nedense aynı şeyler
ve nedense tekrardan tekrardan tekrardan okunuyor
orta boy fiyatlarına küçük boy alınanlara sövgü değil saygı
varsa modern dünya ve bir nevi de fiancelar, finanslar
acı değil saygı hak eder özellikle de beş yıllık kalkınma planları
ve kadın doğum hastanelerinin
acil taraflarında bulunan bankamatik sıraları
yaşanmışlıklarım ne derece yol gösterir ve
ne derece kaldırabilirim epeyce okunmayı epeyce
ellerimin hızına yetişemez parmaklarım ve beynim
dinlediklerimden ilham alarak daha da hızlı çalışır zihnim
ama kafiyeleri açık bir çukurda bırakıp üstünü de kapatmadım
lazım gelirse içine düşmek gerekir sizin ritm yeteneğiniz şey pardon
ritm algınız-ın değişme zamanı gelir belki dediğim silah satılan yerlerinde
dedemin bir seyyar satıcı tezgahı vardı ve bu da bir tezgahtı altında satılan
hiçbir yokuş çıkmaz artık o arzuladığın yere
tiyatro oyunu sonrası erkenden biter geceleri biter aynı tür müziklerle clublarda
taksilerde, barlarda, değil pavyonlarda sen savcı veya devletin bir elemanı
olsan bile şair kimliğini nasıl gizlersin diye kendine sorarsın
oradan geçerken bir bank, farklı renklendirilmiş
parkı politiki pirlerinden birine hitap edecek biçimde şekillendirilmiş
altında da adı var muktedirin
ben gidiyorum kafayı çekip
nasılsa artık metro seferleri gece bire uzadı
dersen yanlış anlarlar belki masaya saygısızlık
sonuçta hepimiz burada aynı hayatın eşarp bağlarıyız

Please follow and like us:
Yalım Aydın

Yalım Aydın

Belirli bir hayat kalitesinin üzerindeki insanlara fazla bir şey vaat etmiyor olsam da 2015’ten bu yana edebiyat ve müzik alanındaki çalışmalarımı fanzinler ve dergiler aracılığıyla paylaşıyorum. Bugüne kadar Sokak Edebiyatı Fanzin, Kopya Fanzin, Solo Fanzin, CosmicZion Zine, Ekinoks Fanzin, Aykırı Karga Fanzin, Mavera Fanzin, Çığlık Fanzin, Giyotin Fanzin, Geyik Fanzin, Mevsim Fanzin, Firar Fanzin, Lemur Dergi, Porsuk Dergi, Gece Dergi ve Söylenti Dergi’ye katkıda bulundum. Bence sokağın, sokakta yaşanılanların veya yaşayanların edebiyatın dışında bırakılabilmesi veya onların edebiyat dışında kalması imkansız. Bu yüzden yazmaya, edebiyatla uğraşmaya ve uğraşanlara dayanak olmaya hayatım boyunca devam edeceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir