Poetik Açıdan Bir Mahallenin İzdüşümü

Doğunun varolmayan limanlarından bir gemi kalkar ufka doğru.
Zılgıtlar eşliğinde bir adam yollanır şehrin çıkmaz sokaklarına.
Dilek ağaçlarına “yaşamak” istediğinde bulunan insanlar bilmedikleri dilde dua ederler gökyüzüne doğru.
Yağmur yağar,
Kan kokar bu mevsimde topraklar.
Küçük bir kız çocuğu seksek oynar kaldırımda.
Birkaç el silah sesi gelir de, kimseler çıkıp bakmaz.

Açlıktan ağzı kokanlara diş fırçası dağıtan devletin,
diş macunu fiyatlarından haberi olmadığı gibi,
Ölmenin yaşamaktan pahalı olduğu dünyada
geride seni tanıyan kimse yoksa
bir ismin bile olmuyor mezar taşlarında.

Siyah beyaz hayalleri olan sakallı adamların da gözyaşları vardır bu hayata akıtacak.
Sokak aralarında kalmış çocuklukları,
“İlkokul sıralarında bıraktıkları mutlu anıları” doldurur memleket senaryolarını.

Sonra birkaç el silah sesi yükselir her tarafı gecekondularla çevrili semtin ıssız kaldırımlarında.
O sakallı adamlar hayallerini bırakıp devam ederler yollarına.
Örftür,
Töredir,
Borçtur,
Namustur geriye insanın kendinden kalan.
Memleket alıp vitesi geriye günbegün karanlığa sürerken,
Güneşin doğmadığı günlerde yıkık binalar arasında yaşamaya çalışan bir serçe gibi bırakır hayat bizleri.

Diz çöküp af dilersin sonra.
Yerde türbe yeşili bir seccade,
Duvarda kurutulmuş sebzeler ve koltuğun yanında kullanılmış bir çay bardağıyla.

Yıkasam pisliği çıkmaz bu şehirlerin.
Bombalar yağsa uslanmaz hırsızlar, kundakçılar.
Üstünden yıllar geçer, ikinci kez yıkılır belki binalar
ama
Yokluğun soğuk nefesi bütün şehri sarar.

Geriye ne hayaller kalır ne de yaşanmış güzel anılar.

 

Please follow and like us:
Mislina Bursal

Mislina Bursal

Edebiyatın popüler kültür oyuncağı olduğu bu devirde aşkını yüz kırk karaktere sığdıramayanların, bizlerin çığlığı oldu fanzinler. Benim de fanzinlerin, daha doğrusu edebiyatın içine balıklama atlayışım bundan iki üç yıl öncesine dayanır. Tumb, Karatay, Lilyum, Yazma ve Yol Üstü Fanzin’de yazmış bulunup Vamos ve Söylenti Dergi’de de şiirlerimle var oldum. H.Ü Ankara Devlet Konservatuvarı’nın lise devresinden 2017 yılında mezun oldum/olacağım. Bir elimde viyolam, bir elimde kalemimle, notalar ve kelimelerle anlatıyorum hislerimi, düşüncelerimi. Kendimi tanıtmayı pek becerememiş olsam da siz bana kısaca buraların kadrolu şayiri diyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir