Olmayan Bebeklere

Hayal dünyamdaki yataklarda tatlı tatlı uyuyordu olacaklar/olacaklar mı? Uzun süre tesirli uyku ilacının bir kutusunu bitirmişlerdi. Boş kutu, göz kapağımı yorgan olarak kullanıyorlar ve böylece unutamıyorum. Yataktakiler zehirlenip öldü mü yoksa uyuyorlar mı, diye ayırt edemiyorum. Ellerim, uçamadığını bildiği halde dağdan atlamak için çıkan kişinin hissettiği rüzgar kadar soğuk. Bu yüzden ölülerse bile dokununca anlayamam.

Ah! Yataklarında o kadar tatlı uyuyorlar ki olmayan bebeğimin mezarını izler gibiyim. Mezar taşında ise hiçbir yazı yok, sadece taşın büyük bir kısmını kaplayan ayna var. Bebeğimin cesedini yiyen böcekler mezarın taşının altından çıkıp bacağıma geldi. O küçük ağızlarından ‘Bundan sonra aynaya baktığında bebeğinin katilini göreceksin.’ diye büyükçe bir kelime çıktı. Korktum, aynaya baktığımda benden başka birisini görememekten korktum.

Ah! Olmayan bebeğim, üzgünüm ki mezar taşındaki aynayı kırdım. Kırılan parçalardan biri göğsümde, diğerleri ise tuzlukta. Yemeklerim şenlik, boğazlarıma acı ve göğsüme daha fazla çizik ve kan katmakla meşguller.

Ah! Olmayan bebeğim, ben dayanamazdım. O aynaya her baktığımda kocaman bir kalabalık görmeye dayanamazdım işte!

Ah! Olamayan bebeğim, mezar taşını kırdığımdan beri, mezar taşının arkasında bir adam striptiz yapıyor. Ahlak kurallarım gereği başımı öne eğiyorum, tahriğim gereği mezarındaki toprağı sıkıyorum. Arada bir gitmiş mi diye başımı kaldırıyorum. Hala orada olduğunu görünce rahatlıyorum. Giderse üzüleceğim ama elbette ki gidecek. Yollara bir şekilde izini bırakmalı. Bunu ne kadar devam ettirecek bilmiyorum. Sana mı saygısızlık yapıyor? Benim ona bakarak sana saygısızlık yapmamı mı istiyor? Bilmiyorum, belki ikisidir.

Ah! Olmayan bebeğim, yapamıyorum. Varlığını bilmem bile türbentimi  ısırmama yetiyor. Kimse yokken ahlak yoktur. Senin ruhu  Dünya’da ne arar ki? Sen de yoksun değil mi bebeğim?

Ah! Olmayan bebeğim, hayal dünyamdaki yataklarda uyumak istiyorum, dayanamıyorum. Olacakların uyanacağı yok bari ben uyuyayım. Hem adam sıkılmış gözüküyor, eskisi kadar hevesli değil. Yakında gider.

Ah! Olmayan bebeğim, birçok kutu uyku ilacı buldum. Piyasadan kalktığı söyleniyordu ama annemin çeyizliğinden buldum. Danteller küçümsenmemeli. Hepsini içeceğim. Senin gibi olacağım. Ellerim soğuk, kemiklerim soğuk, tenler ve dokunuşlar soğuk, yatak sıcak. Ben orada olacağım bebeğim. Sen de ol, beni bul ve uyandır. Sonra birlikte ölürüz bebeğim. Sonra striptizci adamın plastik bıçaklı bakışları arasında birlikte ölürüz.

Please follow and like us:
Evren-de

Evren-de

Yarının ötesinde cebelleşirken dünün içinde yatmak yasak bir şakadır. Yaşantımı çoğu zaman bu cümle etrafında şekillendirmeye çalıştım. Mevzular Derin, bir akarsu için yatağı neyse benim de yazın yaşantım için o oldu. Burada yazmaktan hep keyif aldım. Umarım siz de beni burada görmekten aynı keyfi alırsınız.