Kuşlar Söyledi

Uzun zaman oldu Barış kuşunun yokluğuna alışalı. Artık sofrada babam, Duduş ve ben oturuyoruz. Barış kuşuyla yaptığımız sohbetlerin benzerlerini Duduş’la yapmaya çalışıyorum. Bulaşık makinesinden sıcak tabakları çıkarırken ya da dolmalık yeşilbiberlerin içini pirinçle doldururken, Barış kuşunun giderken bana bıraktığı yer küreyi alıp mutfağa gidiyorum. Maviliklerin arasına sıkışmış küçük ülkeye gözlerimi dikip Duduş’a sorular soruyorum. Acaba Duduş, Barış abimin gittiği yerde buradakiler gibi sarı sarı limonlar var mıdır? Çünkü Barış abim marul salatasını limonlu sever. Ben de öyle severim. Yoksa kesin sirkeli domates salatası yiyordur, değil mi Duduş? Duduş yıllardır yüzünde tutmayı alışkanlık edindiği sabrı gözleriyle bana yansıtıyor.

Her gün akşam yemeğine yarım saat kala Barış kuşunun odasına gidiyor, yatağında baş aşağı sarkıp duvardaki futbolcu resimlerine bakıyorum. Sonra kitaplığının önüne dikilip kalın kalın kitapların üzerinde yatan atlası alıp masaya oturuyorum. Masanın üzerinde her zaman Barış kuşunun küçükken annesiyle çekindiği, arkalarında karla kaplı bir dağın olduğu resim kahverengi çerçevesinde duruyor. Ülke haritasını açıp Barış kuşunun kurşun kalemiyle işaretlediği şehirlere, sayfaları atlayıp şehrimizin mahallelerine bakıyorum. Daha o şehirlerin hiçbirini gezemediğimi fark ediyorum.

Barış kuşu okuldan gelince yatağına uzanır, baloncuk içine yazı yazılmış resimlere gülerdi. Ben çay setimi hazırlar, onu beş çayında ziyaret ederdim. Gezmediğim kentleri Barış kuşu hep bu saatlerde anlatırdı bana. Olmayan çaylarımızı tazelerken dağların arasına inen bulutları kabarmış deniz sanan insanları. Akşam olurken gökyüzünün nasıl turuncu olduğunu. Eskiden oralarda yaşayan insanların kütüphanesinde kaç kitap olduğunu. Uzun bacaklı pembe kuşların sonbaharda nasıl göçtüğünü öğrendim. Her çay faslında başka bir şehir. Yeni bir şehri öğrenene kadar aklım bir öncekinde oluyordu. Ödevlerimi yaparken o şehirde yaşayan yaşıtlarımı düşünüyordum. Okulda resim dersinde suluboya ile eski insanları kütüphanede kitap okurken çiziyordum. Oranın güneşiyle uyanıyor, ayı doğunca yatıyordum.

Tabii Barış kuşu okul çıkışlarını her zaman bana ayırmıyordu. Bazı günler eve akşam yemeğinden sonra geliyor, bazı günlerse yanında üniversiteli uzun boylu abiler, uzun saçlı güzel ablalar getiriyordu. O günlerde Barış abime vallahi de billahi de küstüğümü Duduş’a ezberletiyordum. Ne oluyordu sanki ondan başkasıyla sohbet etmiyorsam? Sanki ondan başka kuş mu yoktu bu dünyada! Bahçedeki limon ağacının altına oturup dallarına konan güvercinlerle konuşurdum. Hem onlar Barış abimden daha çok şehir, daha çok ülke biliyorlardı. Misafirleri gidene kadar evin içine adımımı atmıyor, onlar gidince doğru odama çıkıp bana hediye getirdiği, üzerinde şehir isimleri yazan kar kürelerine kuşlardan öğrendiğim yedi başlı ejderhaların yaşadığı, atları önüne katacak kadar çok köpüklü suların aktığı, kurbağa prenseslerin deniz oğullarıyla evlendiği memleketleri anlatıyordum.

Bir gün hep birlikte kahvaltı ederken Barış abim üniversiteli güzel ablalardan biriyle maviliklerin arasına sıkışmış ülkeye gideceğini söyledi. Babam ağzını açıp tek kelime etmedi. Duduş çok ağladı. Ben ne ağladım ne de bir şey dedim. Yalnız, Barış abimi gideceği güne kadar beş çayında ziyaret etmedim. Gideceği zaman devasa uçaklara binmek üzere evden ayrılırken bir dahaki sefere beni de götüreceğini söyledi. Öyle çok sevindim ki… Her sabah okula giderken kıvrılan yolların sonunda oraya vardığını gördüm. Her akşamüstü eve geldiğimde kuşların Barış kuşunun yanından geldiğini işittim. Her gece uykuya Barış kuşunun evinin önündeki ağaçları düşünerek daldım.

Please follow and like us:
Sevinç İrem Balcı

Sevinç İrem Balcı

Aralık 1998’de İzmir'de doğdum. Beş yaşında okumaya, yedi yaşında yazmaya heves ettim. Öykü yazma eylemini zaman zaman terk etsem de hayatımın bir köşesinde her zaman bulundu. 2017 senesinin son aylarında güzel bir tesadüfle MDF ile tanıştım ve şimdi de edebiyatla aramızdaki macerayı Mevzular Derin okurlarıyla paylaşmaktan büyük bir kıvanç ve heyecan duymaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir