Kur(t)uluş Parkı

sen dokunmayı hissetmeyi sevmeyi özlemeyi ağlamayı

iyi kitaplar okumayı şiir çevirileriyle uğraşmayı tat almayı

ızdırap çekmeyi melankolik takılmayı kafanda kurmayı

duyguların arasındaki bağlantısallığı

yeniden kavramsallaştırmak yolunda akademik çabalamayı

kurtuluş parkında bıraktın

bu kurtuluşun ardından kuruluş gelmedi

neyden kurtulduğunun belirsizliği

neye yöneldiğine dair tamamen imasızlık

bir şeylere imansızlıktı üzerine çok çabalanmış konuşmalar yerine

az kelime kullanarak ve çoğunlukla sıradan

klasik kitaplardaki hitaplarda rastlanabilecek anlamlı cümleler

sana düşendi artık bundan sonra biçtiğin ya da sana biçilen rolde

 

ben dokunmayı hissetmeyi sevmeyi özlemeyi ağlamayı

iyi kitaplar okumayı şiir çevirileriyle uğraşanlara takılmayı tat almayı

ızdırap çekmeyi melankolik yaşamayı kafamda kurmayı

arada olduğu gibi bu sefer de bırakmıştım ki denk geldik

 

okuduğum kitapta karakterle özdeşleştirdim kendimi

yazarla, okurla, redaktörle, mizanpajı yapan kişiyle

mizanpaj hatalarını hoş görebilen yazarla

matbaacıyla, matbaacı çırağıyla, emek dağıtımın yetkilisiyle

başka dağıtım şirketlerinin yetkilileriyle, kargocularla

tedarik sürecinin uzamasından şikayet eden müşterilerini

telefon aracılığıyla teselli eden görevliyle

yaptığım gözlemle bazen gözlemin kendisinin ben olduğumu

düşündüğüm de oldu bazen kurtuluş parkından sonra neden

kuruluş evresini yaşamadığını düşündüğüm de oldu bu ülkede

sonuçta kurtuluş savaşından sonra cumhuriyetin kuruluşu ve

ilk yılları yaşandı ve ilhan berk bu yıllarda yaşamamış çoğu kişinin

sözlerinde kullanacağı yıllara benzetmiş birçok yüzü ama sen

gerçekten benziyorsun bir ülkenin ilericiliğine dair o tarihin ilerleme duraklarının

her birine özenle yaratılmışsın veya kendin

var olmuşsun sanki hiçbir kimse seni yaratamaz

 

şimdi düşünüyorum da kurtuluş parkı var ama kuruluş parkı yok

gezi parkı var mesela ve o dağıtımda çalışanların çoğunun

sahiplendiği bir direnişti oradaki, tam da yedi sene öncesinin bu ayında

mizanpajcısıyla, editörüyle redaktörüyle, bir bütün olduğumuzu hissettiğimiz

derdi, yıllardı ve gerçekten bir çevirmen olarak ilk defa kapağın üzerinde adım

neredeyse yazarın adıyla aynı puntoda yazılmış gibi hissettim ve ilk kez

eşyalarla ilgili romanlar çevirirken bunu mesleğim gereği yapmıyormuş da

idealistçe bir nedenden gerçekleşiyormuş gibiydi bu süreç

 

herkesin hakkını alması

bazen kargo çalışanları bazen ayakkabıcılar

bazen boyacılar ve çok yüksek fiyatla tadilat işlemleri yapanlar

fırınlarda özel olarak boyoz alanında uzmanlaşmış ve

boyozun olmadığı izmirdışıyerlerde bu özelliğiyle yenilik getirdiğini düşünenler

ve bazı darphane görevlileri, beyaz yakalılar, mavi yakalılar

kırmızı kartları üretenler hakemlerin kullandığı ve o liglerde oynanan maçların

sonuçlarını belirleyenler bundan para kazananlar

ve yine dağıtımın görevlisine gelecek konu

o da yaşamış mıdır

kurtuluş parkında

acımayı özlemeyi ayrılışı kurtuluşu kuruluşu

yirmi dokuz ekimi, dokunmayı, hissetmeyi

leninin herhangi bir doğum gününü,

düşünmüş müdür

aracı şirketler olmasa yayınevlerinin daha çok kazanabileceğini

kitap fiyatlarının düşeceğini ama işinden olacağını

 

tarafsızca bakmak gerek,

terk edilmek ve sizi terk eden kişinin

hayatınıza tekrar girmeye çalışması sürecinde

öncesinde sahip olmadığınız türden

bir iradeye sahip olursunuz.

 

tersi de geçerlidir.

Please follow and like us:
Yalım Aydın

Yalım Aydın

Belirli bir hayat kalitesinin üzerindeki insanlara fazla bir şey vaat etmiyor olsam da 2015’ten bu yana edebiyat ve müzik alanındaki çalışmalarımı fanzinler ve dergiler aracılığıyla paylaşıyorum. Bugüne kadar Sokak Edebiyatı Fanzin, Kopya Fanzin, Solo Fanzin, CosmicZion Zine, Ekinoks Fanzin, Aykırı Karga Fanzin, Mavera Fanzin, Çığlık Fanzin, Giyotin Fanzin, Geyik Fanzin, Mevsim Fanzin, Firar Fanzin, Lemur Dergi, Porsuk Dergi, Gece Dergi ve Söylenti Dergi’ye katkıda bulundum. Bence sokağın, sokakta yaşanılanların veya yaşayanların edebiyatın dışında bırakılabilmesi veya onların edebiyat dışında kalması imkansız. Bu yüzden yazmaya, edebiyatla uğraşmaya ve uğraşanlara dayanak olmaya hayatım boyunca devam edeceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir