Gereklilik Kipleri ve Diğerleri

yaşıyor muyum diye nabzını yoklarken bulursun kendini

gecenin karanlığında.

o andan sonra başlar,

fragmanından sıkıldığın siyah beyaz filmler.

dans etmek için kalktığın sandalyelere akar

söz yaşların.

hıçkırarak dönersin etrafında.

hayal ettiğinle,

hayal ettiğin yerlerde olanlara küfürler yağdırmak geçer içinden.

içinden ne nehirler akar da,

bir kaşık suda boğuluverirsin.

tavanların amaçsız varlığına kapılır gözlerin.

kartonpiyer ne demekmiş,

soğuk zeminlere uzanınca anlarsın.

unuttuğunu sandıkların belirir

aynalarında.

gecenin bir vakti kendine bakmaktan korkarsın.

sahip olamadığın için değil

yakarışların

sahip oldukları için de.

bu yazılanlar

düşlediklerini düşlememiş olanların.

birini unutmak için,

illa un ufak mı etmeli anıları?

hatırlayamadığın bir adama yazdığın şiir,

şiir sayılır mı?

‘’tek kişi bile değilken yalnızlıktan’’,

yaşananlar, aslında hiç yaşanmamış sayılmalı.

 

belki de bir yasa çıkarmalı büyük ağbiler,

nefes alan ölüler

dans ederken ağlamamalı

 

Please follow and like us:
Mislina Bursal

Mislina Bursal

Edebiyatın popüler kültür oyuncağı olduğu bu devirde aşkını yüz kırk karaktere sığdıramayanların, bizlerin çığlığı oldu fanzinler. Benim de fanzinlerin, daha doğrusu edebiyatın içine balıklama atlayışım bundan iki üç yıl öncesine dayanır. Tumb, Karatay, Lilyum, Yazma ve Yol Üstü Fanzin’de yazmış bulunup Vamos ve Söylenti Dergi’de de şiirlerimle var oldum. H.Ü Ankara Devlet Konservatuvarı’nın lise devresinden 2017 yılında mezun oldum/olacağım. Bir elimde viyolam, bir elimde kalemimle, notalar ve kelimelerle anlatıyorum hislerimi, düşüncelerimi. Kendimi tanıtmayı pek becerememiş olsam da siz bana kısaca buraların kadrolu şayiri diyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir