Doksanüç

1.
kendinden bile uzak bir adam
varoluşundan beri hapis yalnızlığına
sokakta rast gelmiş bir sergüzeşte
-henüz şair değil-
çizmek mümkün değil onu
en ayıp şekilleri ile şiirlerinde
o zamanlar etik var kasketinde filozofların
-toplumun gerçekliği keşfedilmemiş-

2.
bakışsız ıssız yazdı
“mürekkep kalemle de bağırabilir,
doksanüç kez.”
yetinmez köşedeki şiirbaz adam
bağırdıkça mürekkep kokar ağzı
“tüm imla kuralları
toplum için gerçekliği silmiş herhal” der
kârın karısı
bas bas ağlamaklı koynunda kocası
belki.
belli ki kelimeler düzenbaz.

3.
ey umudun temsilcileri!
yalnızlık heyhat
eski şiirbazlarla iş çevirmiş
mahkumluğun pençesinde doksanüç varoluş
gün batımları eşliğinde
doğurdu bir aşkı
Nietzsche’nin tanrısı
“sevmek için güzel
şiir yazmak için fazla özeldin”
işte böyle buyurduk.

 

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir