Bulunduğum Kabın Şekli

Adımlayamıyorsam sana şehrin kalabalığı tenha

Çünkü bütün haritalarda adım boyum sabit

Şakaklarımda seğiren damar kesiksizdir

Çoğunluk güldüyse diyedir kahkaha

Kılcallanmasıyla yumruk kadar bir pıhtının

Bu kez yastıkta bırakıp yüzümün izini

Sabahı erteliyorum beş dakika daha

Uykumu çoğaltıyorum uyanıp uyuyarak

Fıtratına aykırılığında mumları söndürmenin

Noktadan sonra büyük harfla susmak

İkimize de iyi gelecektir

 

Saçmalarken göğü ellerim ben yine

Islak ayakizleri bırakıyorum silikleşen

Gidişim rutubetli bir göğün

Sıvası kabarmış bulutlarınca

Suyun kaçmak formudur havaya karışan

Ne senden uzaklaşıyorum ne sana yakınım

İnsanlar geçiyor paltolarının yakaları kalkık

Bir günebakan kısık bakışlarıyla bana doğru

Burada gökyüzü gibi duruyorum anlayacağın

Resim defterinin yarısı renginde

Belki toprağa düşmüş kırıntı olarak

Toprağın ruhu karıncalanıyor

Please follow and like us:
İsa Özdemir

İsa Özdemir

İsa ben. Atım yok ve silahsızım ama bu gölgemden daha hızlı olamayacağım anlamına gelmez. Yazarım, yazdıklarımdan çok silerim. Yaşayamadıklarım kadar yaşadığım gibi. Ses olmak kendime ve kendimden olmayana. Defterin arasında kurutulan yaprağın ele alınınca dağılmasını anlatamayacak olsam da söyleyeceklerim var söyleyip susacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir