Bazı Şeyler

Vapurlar geçsin istiyorum üstümüzden.

Öyle ki, asfalt dökülmüş duygularımızın üstünden çok sular aksın.

Burjuvaları taşıyan at arabaları geçsin kalbimizden.

Köylüler arkamızdan küfürler yağdırsın.

Tek kornişi eksik,

Sararmış bir perde gibi sökülelim olduğumuz yerden.

Yıkanmaya değil,

Atılmaya göndersinler bizi.

Üstümüzden kuşlar geçmesin,

Kim bilir,

Yuva yaparlar belki çürümüş dallarımıza.

Çiçeklerimizi de daha konuşamadan dillerini yemeye mahkum aç çocuklar koparsın.

Tadını beğenmedikleri gibi, tükürmeye de şansları olmasın.

Fakat ne olursa olsun,

En çok vapurlar geçsin istiyorum üstümüzden.

Son kez bağırışları yükselsin 6:45 fedailerinin.

Koşuşturan insanlarla dolsun gözlerimiz.

Kimseye bakacak halimiz kalmasın.

Hatta öyle günler gelsin ki,

Demlikte kalan son çay olalım birlikte.

Yetmeyelim.

Yetirmeyelim.

Tiryakilere giden paşa çayı olalım hatta

Tadımız tuzumuz kalmasın.

Aldatıldıktan sonra, son sigarasını sevdiği adama verdiğini fark eden bir kadın yürüsün yollarımızdan.

Anılar boğazına durmuş olacak ki,

Yutkunamasın.

Hayatında ilk defa tükürdüğü kaldırımlar olalım.

 

Depremin hayallerini sarstığı insanlar yapsın evlerimizi.

Temelimiz sağlam olduğu kadar

Çürümüş umutlarımız vursun duvarlarımıza.

Sarıya boyanmayalım.

Doğuştan loş doğalım biz.

Re minör akorlar anlatırken hikâyemizi,

La majör kadınların kahkahaları doldursun içimizi.

Ani bir modülasyonla değişsin hayatımız.

Sonradan görme majör dizilerden olalım,

Gülüşümüz samimiyetten uzak kalsın.

Ve bilinmeyen şarkıların bir anda ortaya çıkmasına üzülür gibi üzülelim olana bitene.

En sevdiğimiz şarkı, kimseyi sevmediğimiz bir paralel evrende, arka fonda çalsın.

Herkes tarafından bilinen duygulardan soğuyalım.

Herkesten soğuyalım hatta.

Ve yine,

Anlatamadıklarımız dökülsün göklerden.

Otobüs fazla yükten kalkmayınca koyununu dışarı atmış bir çoban kadar çaresiz kalalım zamanın birinde.

Yeterince büyüdüğümüze inanıp var olmayan ülkeye kaçalım.

Peter Pan’ı hiç duymamış insanlar arasından koşarak, hatta uçarak uzaklaşalım.

 

Bizim üstümüzden vapurlar geçsin evet.

Gün ağarırken birbirine selam gönderen kaptanların gülüşlerinde saklanalım.

Bizim üstümüzden kuşlar değil,

Vapurlar geçsin ama

Yıllarca kimseye deniz olduğumuzu anlatamayalım.

Please follow and like us:
Mislina Bursal

Mislina Bursal

Edebiyatın popüler kültür oyuncağı olduğu bu devirde aşkını yüz kırk karaktere sığdıramayanların, bizlerin çığlığı oldu fanzinler. Benim de fanzinlerin, daha doğrusu edebiyatın içine balıklama atlayışım bundan iki üç yıl öncesine dayanır. Tumb, Karatay, Lilyum, Yazma ve Yol Üstü Fanzin’de yazmış bulunup Vamos ve Söylenti Dergi’de de şiirlerimle var oldum. H.Ü Ankara Devlet Konservatuvarı’nın lise devresinden 2017 yılında mezun oldum/olacağım. Bir elimde viyolam, bir elimde kalemimle, notalar ve kelimelerle anlatıyorum hislerimi, düşüncelerimi. Kendimi tanıtmayı pek becerememiş olsam da siz bana kısaca buraların kadrolu şayiri diyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir