Asfaltı Temizleme Vakti

Asfalt karınca dolu, hepsi ilerliyor arkalarına bakmadan. Birbirlerine bakmadan, kafalarını kaldırmadan yürüyor. Niye kafalarını kaldırsınlar ki, bu yolun daimi yolcuları onlar. Her gün yemek için yürüdükleri yolda, artık ilgilerini ne çekebilir ?

Yavaşça duraklarına ulaştıkça ayrılıyor ekmek yollarından karıncalar. Saatlerce yalnız bırakıyorlar onlara her gün ekmek yollarında arkadaş olan asfaltı.

Güneş kaybolurken yavaşça geri dönüyorlar, onları yuvalarına taşıyan asfalta. Karıncalar bu yolda yaşlanıyor her gün ekmek uğruna. Bu, yaşadıkları hayatın zorunluluğu.

Güneş binaların arkasına sallanırken saatime bakıyorum. Evet, vakit gelmiş. Şapkamı, ortağımı, alıyorum. Asfaltı temizleme vakti gelmiş. Kapıyı arkamdan kapatıp merdivenlerden inmeye başlıyorum.  Yavaşça değişiyorum her adımımla. Beynim gözlerini kapatıyor, düşüncelerim bulanıklaşıyor Yeni bacaklar çıkıyor gövdemden, ufalıyorum her basamakla. Yavaşça hiçliğe gömülüyor zihnimdeki her düşünce, geride yalnız bir tanesi kalana dek:

“Asfaltı temizleme vakti.”

Please follow and like us:
Umut Çağın Bozacı

Umut Çağın Bozacı

Edebiyata karşı olan ilgim yeni başlamış sayılabilir aslında. Birkaç sene öncesine kadar edebiyat benim ilgimi pek çekmezdi; onun yerine bilim ile uğraşır, makaleler okurdum. Mevzular Derin’de yazmaya başlamam bir arkadaşımın teşviği ile oldu, o arkadaşım sayesinde bilimin yanında edebiyata da ilgi duyduğumu fark ettim. Bunlar dışında kendim hakkında ne söyleyebileceğimi bilmiyorum. Yaklaşık iki buçuk yıldır Mevzular Derin’de yazıyorum bu yüzden yazıma noktayı burada koyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir